13.4.2008 - İktidar ve yargı
Türkiye'de bugün iki dava ülkenin geleceğini belirleyecek kadar önem kazanmış gibidir.
Bunlardan biri 'Ergenekon Çetesi' ya da dosyası diye vurgulanıyor, öteki 'Kapatma Davası' diye anılıyor.
'Kapatma
Davası'nın boyutları, içeriği, yapısı, davalıları bilinmektedir. Çünkü
iddianamesi yazılmıştır, yetkili mahkemesine verilmiştir; yargıçların
dile getireceği hukuk konuşacaktır; sonucu beklemek gerekir.
'Ergenekon Dosyası' ise henüz ilk tahkikat aşamasındadır.
Deliller
toplanmakta, dava dosyasındaki belgeler üzerinde çalışılmaktadır.
Şüpheli ya da zanlıların saptanması süreci yaşanmaktadır; davanın
niteliği, içeriği, boyutları, sınırları, sanıkları zamanla
kesinleşecektir.
Kuşkusuz bu konuda kararı verecek olan görevli savcıdır.
Gerçekte
yasalarımıza göre ilk tahkikat gizlidir, açıklanması yasaktır; ama,
medyamız doludizgin siyasal yorumlarla Ergenekon soruşturması üzerine
demediğini bırakmamaktadır.
*
Ancak daha da "vahim" bir tablo ortaya çıkmıştır.
Demokrasilerde üç erk olduğu biliniyor: Yasama - yürütme - yargı.
Yargının tümüyle bağımsız ve tarafsız olması çağdaş demokrasilerde temel kuraldır.
'Yürütme'
nin, başka deyişle hükümetin, bir başka söyleyişle de siyasal iktidarın
yargı bağımsızlığını 'ihlal' etmesiyle demokratik devlet düzenini
kökünden sarsacağı biliniyor.
Bu girişime yönelen bir siyasal iktidar meşruiyetini kendi elleriyle baltalamaya yönelmiş olur.
Oysa bugün Türkiye'de görülen tablo nedir?
AKP iktidarı yargı bağımsızlığına karşı adeta bir savaş açmıştır.
*
Ancak
"Kapatma Davası"na karşı AKP Hükümeti'nin ve cephesinin savaş
tamtamlarını çalması, Başsavcı'ya saldırmayı yoğunlaştırması, hukuk
sürecini kesintiye uğratmak için anayasayla bile oynamaya kalkması
olayın bir yüzüdür.
Olayın öteki yüzü belki daha sakıncalı bir tutum sergiliyor.
Hükümetin
Başbakanı Sayın Tayyip Erdoğan , Ergenekon dosyasında yine 'taraf' rolü
oynamaktadır; yargıyı yine etkilemeye çabalamaktadır.
Tutumu
ve konuşmalarıyla, AKP lideri, 'Kapatma Davası'nı ortadan kaldırmaya
çabalarken Ergenekon konusunda sonuna dek soruşturmayı destekleyeceğini
açıkça söylemektedir.
Oysa Başbakan'ın Ergenekon
soruşturmasında destek olması, tahkikatı yürüten savcılığı da müşkül
duruma düşürmektedir; sanki yukardan talimat ya da baskı üzerine
soruşturmayı yürüttükleri sanısına veya suçlamasına yol açmaktadır.
Sonuçta
Başbakan Recep Tayyip'in konuşmaları ve davranışları, soruşturma
dosyası üzerinde savcılığı tedirgin edecek bir şaibeyi türetmek ve
ortamı yaratmak işlevini göstermektedir.
*
Ergenekon
Dosyası'nı oluşturan şüphelilerin sivil ve asker kapsamında gittikçe
çoğalan ve daha da artacak gibi görünen listesindeki adlarla Recep
Tayyip Erdoğan'ın konuşmalarındaki üslup yan yana getirilip AKP
iktidarının yargıyı etkileme yolundaki pervasızlığı da buna eklenince
sonucu adaletin hayrına yorumlamak olanaksızlaşıyor.
AKP iktidarı yargıyı rahat bırakmalıdır.
İster Ergenekon dosyası olsun, ister kapatma davası olsun, bu kurala titizlikle saygı gösterilmelidir.
İktidar yargıyla oynamaya başlamak hevesine kapıldı mı ülkede ne huzur kalır ne de istikrar...
Türkiye'yi bugün bu huzursuzluk baştan sona sarmıştır.
Cumhuriyet
|
|
Yorum yaz!
|
|
Tek bir amaç ugruna soluk alıp verirken hersey öylesine yaşamak için..
Umut nedir?Nerelerde aranır ?
DOSTLARIM
• candenizim • picassobelkiyinegelirim • ulasozan • obsesif • hazanseli • unintended • musateker • fatma güçlü orpak • pirosuskun • kizilgun • aybikekarciga • acquavite • sevdimmm • 93busra • sunde62 • thegame58 • nmlpk • arzumunkaralamadefteri • mavigunce

|